top of page

NEDEN SARAYA YÜRÜYECEĞİM? NE ZAMAN, NEREDEN ve NASIL?​

Çok uzatmadan yazmaya çalışacağım. Yine de uzun olacak, çünkü saraya yürümek için milyon sebep bulunabilir. 

Belki de “Siz Neden Saraya Yürümüyorsunuz?” başlıklı bir yazı yazmalıydım. Sahi siz neden saraya yürümüyorsunuz? 

Ben yürüyeceğim. Neden mi?

1- Yapılması gereken bu olduğu için. ​

2- Makam ve güç sahibi olanlar yapılması gerekeni bilmelerine rağmen yapmadıkları için. ​

3- Yapılması gerekeni yapmak için makam ve güç sahibi olmayı bekleyemeyeceğimiz için. 

Çünkü ne demişti Martin Luther King Jr.? 

 

“Doğru şeyi yapmak için her zaman doğru zamandır.”

 

Neden mi yürüyeceğim?

 

Televizyonlarda “1 milyon kişiyle saraya yürüyüş yapmalıyız.”  [1] diye haykıran Cemal Enginyurt’un da, meydanlarda “Eğer ki çok kafamızı bozarsanız, dağılmamak üzere toplanırız.”  [2] diye bağıran Özgür Özel’in de söylediklerini yapmayacaklarını hissettiğim için. 

 

Zamanında Kemal Kılıçdaroğlu için de benzer şeyler hissettiğim ve hislerimde yanılmadığım için. 

 

Neden mi yürüyeceğim?

 

Milli Eğitim Bakanlığı’na, Adalet Bakanlığı’na ya da TRT’ye yürüyen CHP’li milletvekillerinin daha fazlasını yapmayacaklarını ve bazıları “Zamanı geldiğinde onu da yaparlar.” dese de o zamanın gelmeyeceğini gördüğüm için.

 

Çünkü ne demişti Martin Luther King Jr.? 

 

“Doğru şeyi yapmak için her zaman doğru zamandır.”

 

Ve ne demişti Özgür Özel 19 Temmuz 2025’te yaptığı Trabzon MİTİNGİNDE? 

 

“Ne zaman toplanacağımıza, nerede toplanacağımıza biz karar veririz. Ne zaman gideceğimize biz karar veririz. Eğer ki çok kafamızı bozarsanız, dağılmamak üzere toplanırız. Çünkü miting değil, eylem yapıyoruz.”

 

Son cümleyi de 19 Mart sürecinde “Miting değil, eylem isteriz.” diye bağıranlara karşı geliştirdi: “Miting değil, eylem yapıyoruz.”

 

Yaptıkları miting değilse eğer, sorarım size: Miting nedir, nasıl bir şeydir? 

 

Sorarım size: Vergi yükü altında ezilen halkın savunucusu Özgür Özel’in, sizce hiç mi gelmez aklına akaryakıt boykotu çağrısı yapmak?

 

Bir de diyor ki; “Eğer ki çok kafamızı bozarsanız, dağılmamak üzere toplanırız.”

 

Sorarım size: Kafalarının bozulması için daha ne olması gerekiyor bu ülkede?

 

Ne demiştim? Saraya yürüyeceğim.

 

Gayrimeşru iktidara direnme hakkı kapsamında, şiddetsiz, kanuna aykırı fakat hukuka uygun, tamamen ahlaki [3] ve belki tek başıma.

 

Kimseye iktidarın neden gayrimeşru olduğunu anlatmayacağım. Yazmakla bitmez. Bir örnek vermek gerekirse, 16 Nisan 2017 tarihini herkes hatırlar herhalde. [4]

 

Saraya yürüyeceğim.

 

16 Nisan’dan üç gün sonra, 19 Nisan 2026 Pazar saat 14.00’te, Kızılay Meydanı’ndan.

 

Elimde “Gayrimeşru Anayasa, Gayrimeşru Cumhurbaşkanı” yazısıyla, hiç kimseden izin almadan, “Gayrimeşru Cumhurbaşkanı’nın valisi”ne başvurmadan.

 

Çünkü miting değil, eylem yapacağım!

 

Köprülerin, otoyolların, İHA’ların, SİHA’ların, uçak gemilerinin yapıldığı bu ülkede adalet değil, zulüm egemen olduğu için. 

 

Zulüm egemense eğer ülkede ve apaçık ortadaysa kaynağı, var mı başka yerlere yürümenin anlamı?

 

Başka bir yere değil, saraya yürüyeceğim.

 

Bir şey olduğum veya bir şey olmak istediğim için değil; yüzlerce genel başkan, binlerce başkan ve bir o kadar siyasi yapının hüküm sürdüğü ülkede, bir tanesi bile yapmadığı için. 

 

Buyursunlar, önden yürüsünler. Arkada olmaya razıyım. Gençliğimi yakmaya hevesli de değilim. Ama işin başında anlaşalım; başka bir yere değil, saraya yürüyeceğiz!

 

Gayrimeşru iktidara direnme hakkı kapsamında, şiddetsiz, kanuna aykırı fakat hukuka uygun, tamamen ahlaki. Hiç kimseden izin almadan, “Gayrimeşru Cumhurbaşkanı’nın valisi” ne başvurmadan.

 

Duyduk duymadık demeyin. Hiç kimse gelmese de saraya yürüyeceğim!

 

Bu ülkede adalet değil, zulüm egemen olduğu için.

 

Kimseye neden bu ülkede zulüm olduğunu anlatmayacağım. Yazmakla bitmez. Gören görüyor, görmeyen görmeyecek.

 

Kimseyi ikna etmeye çalışmayacağım. Bu yazı bir ikna çabası değil, muhatabı SİZ olan ve milyonlarca kişiye kolaylıkla ulaşma potansiyelini içinde barındıran bir duyurudur.

 

Sizinle birlikte kimlere ulaşıyor biliyor musunuz? Tanıyabileceklerinizden BİRKAÇINI sayayım ki, siz de bilin potansiyelini. 

 

Ahmet Saltık, Arslan Bulut, Banu Avar, Barış Pehlivan, Barış Terkoğlu, Can Ataklı, Can Uğur, Cemal Enginyurt, Çağdaş Bayraktar, Deniz Yavuzyılmaz, Erdem Atay, Erinç Sağkan, Fatih Yaşlı, Fikret Bila, İsmail Arı, Kadem Özbay, Mehmet Ali Güller, Murat Ağırel, Mustafa Köroğlu, Namık Koçak, Nasuh Mahruki, Oğuz Oyan, Orkun Özeller, Örsan K. Öymen, Özgür Özel, R. İhsan Eliaçık, Rifat Serdaroğlu, Salim Şen, Sibel Suiçmez, Şule Aydın, Timur Soykan, Türker Ertürk, Umut Akdoğan, Yılmaz Özdil, Zafer Arapkirli ve eğer yukarıda isminiz yoksa, SİZ

 

Ve bitirmeden, birincisi Martin Luther King Jr.’a ait, ikincisiyse George Orwell’e atfedilen iki söze yer vereceğim:

“Sonunda, düşmanlarımızın sözlerini değil, dostlarımızın sessizliğini hatırlayacağız.”

“Gazetecilik, birilerinin yayınlanmasını istemediği haberleri yazmaktır. Gerisi halkla ilişkilerdir.”

 

Dostlar, gazeteciler,

 

Destek olun, paylaşın, anlatın, yazın, haber yapın ve GELİN!

 

Korkularınızı ve bahanelerinizi bırakıp cesaretinizi ve gerekçelerinizi kuşanın!

 

Ben öyle yapacağım ve saraya yürüyeceğim.

 

Gayrimeşru iktidara direnme hakkı kapsamında, şiddetsiz, kanuna aykırı fakat hukuka uygun, tamamen ahlaki, belki tek başıma, belki de SİZİNLE.

 

19 Nisan 2026 Pazar saat 14.00’te, Kızılay Meydanı’ndan.

 

Elimde “Gayrimeşru Anayasa, Gayrimeşru Cumhurbaşkanı” yazısıyla, hiç kimseden izin almadan, Gayrimeşru Cumhurbaşkanı’nın valisi” ne başvurmadan.

 

Çünkü miting değil, eylem yapacağım!

 

Muhammed Aybars Akdoğan

[1] https://www.youtube.com/shorts/wU4VW555htY?si=2HrBdPM6aq4v_I8V

[2] https://www.youtube.com/watch?v=JuIKhw4GwDk

[3] Sivil itaatsizlik; yasadışı ve kamuoyuna açık, hedefi ve nasıl gerçekleştirileceği belli, eylemcisinin politik ve hukuki sorumluluğunu üstlendiği, şiddete kapalı, kamu vicdanına yönelik bir çağrı içeren, haksızlıklara karşı ortak bir eylem biçimidir.

TAŞKIN Ahmet, Baskıya Karşı Direnme Hakkı, TBB Dergisi, Sayı 52, 2004 s. 37-65 (https://tbbdergisi.barobirlik.org.tr/m2004-52-17) (Erişim Tarihi: 18.11.2025)

[4] İktidarın gayrimeşruluğunu ortaya koyan bir hukuksal çalışma: https://www.kurucuirade.org/direnmehakkı

​​

bottom of page